Moldova'yı 2008 Eurovision Şarkı Yarışması'nda Geta Burlacu "The Century of Love" adlı parça ile temsil edecek. Sadece 4 defa Eurovision'a katılan Moldova 2 defa ilk 10 arasında yer alma başarısını gösterdi. Moldova'nın Eurovision temsilcisi Geta Burlacu sorularımızı yanıtladı: - Bize müzik kariyerinizden bahseder misiniz? Geta: Ben müzik okulunda keman üzerine eğitim aldım, üniversitede de keman üzerine eğitimime devam ettim. Müzik dünyasında tek rehberim kemandı. O beni ait olduğum yere getirdi. Konservatuarda ayrıca caz vokal eğitimi aldım. - Ülkemize karşı rakip olmadan önce, Türkiye sizin için ne ifade ediyordu? Hiç Türkiye'de bulundunuz mu? Hatırladığınız Türk ESC şarkısı var mı? Bu seneki şarkımızı dinlediniz mi? Geta: Türkiye'de hiç bulunmadım. Ama ülkeniz hakkında çok şey biliyorum. Moldova ve Türkiye tarihte birçok olaya ortak tanıklık etti. Son zamanlarda Moldovalıların etkili Türk ekonomik pazarını keşfetmesiyle sık sık tatil için gittikleri bir ülke oldu. Türkler işlerini Moldova'da iyi lanse etti, birçok öğrenci Moldova üniversitelerinde okuyor. Evlilikler iki ülkeyi daha da yakınlaştırıyor. Athena grubunuzu biliyorum ve çok beğeniyorum. Bizi birkaç yıl önce temsil eden 'Zdob si Zbud' grubuna benziyor. - En beğendiğiniz Moldova Eurovision parçaları hangileridir? Şarkınıza ne kadar güveniyorsunuz? Geta: Hala davul çalan büyükannenin o yıl kazanması gerektiğini düşünüyorum. Oğlanlar çok karizmatikti, büyükkanne de bahçedeki çiçek gibiydi, doğallığı ile kalplerimizi fethetti. Şarkım bana ait ve seven ve sevilenlerin parçası. Bu şarkıyı söylediğimde ilk aşkıma, anne babama, ufak çocuğuma ve aşklarıma yol alıyorum, nasıl olur da bu gerçeklere güvenemem? - Eurovision'da gelecek bir başarının kariyerinize katkı yapacağını düşünüyor musunuz? Geta: Eurovision Avrupa'da henüz yeterince tanınmayan şarkıcılar için bir kaçış. Tabi ki şarkıcının ya da ekibinin hırsına çabasına bağlı olarak değişebilen bir durum bu. - Bu yarışmada yer almaya nasıl karar verdiniz? Geta: Bu sorunun cevabı çok basit. Oğlum doğdu ve onu insanlara göstermek istedim, bu sebepten Eurovision'a katılmaya karar verdim. Bu arzu ve adrenalin beni yarışmanın parçası yaptı. - Daha önce Moldova elemelerinde yarıştınız mı? Geta: Evet 2006 yılında diğer 3 yarışmacı ile birlikte finaldeydim. Arsenium kazandı ve ben orada durmayıp, yoluma devam ettim. - Eurovision Şarkı Yarışması'nın kurallarını ve formatını nasıl buluyorsunuz? Geta: Format her sene değişiyor, yeni trendler ortaya çıkıyor. Gelecekte şarkıların kalitesini yükseltmek için de yeni formatların ortaya çıktığına tanık olacaksınız. İnsanlar kötü lezzette tek günde tükenen şarkıları dinlemekten bıktı ve artık daha iyisini talep ediyor. Eurovision büyük bir yatırım ve bu yüzden paramızı boşa harcamamalı, kaliteli müzik yapmalıyız. - Eurovision formatında hoşlandığınız ya da eleştirebileceğiniz yönler nelerdir? Geta: Eleştirebilmek için yarışmanın içinde olmam lazım. Yarışmadan sonra bunu yapablirim ama umarım ki eleştirecek bir yön bulmam. Dinleyici olarak şikayet ettiğim bir taraf yok. Eurovison, hayranlarına büyük bir gösteri sunuyor. Müzisyen olarak göze çarpan sesleri ve sanatsal şarkıları dinlemeyi arzu ederim. - Önceden Eurovision Şarkı Yarışması'nı takip eder miydiniz? Yarışma tarihinden herhangi bir favori parçanız var mı? Geta: 2005 yılında, ülkem yarışmaya katılmaya başladıktan sonra takip etmeye başladım. Önceden Eurovision'u takip etmekten ziyade, vokal yeteneğini öne çıkaran yarışmalarla ilgilenirdim. - Mayıstan önce promosyon turu yapmayı düşünüyor musunuz? Türkiye bu programa dahil mi? Geta: Kiev ve Bükreş'e gittim. Baku, Tel-Aviv ve Almanya'ya da gideceğim. Bu sadece şarkımı tanıtmak için değil, rutin sunumlardan olacak. Her ikisi için de diyebiliriz.Eurovision tarihine baktığımız zaman, promosyon turlarının çok ta fazla etkili olmadığını görüyoruz. - Şarkınız yeniden düzenlenecek mi? Geta: Evet, şarkı yeniden düzenlendi. Mesajı ve hisleri saklıyoruz. - Röportaj için çok teşekkürler. Son olarak, Türk Eurovisionseverlere bir mesajınız var mı? Geta: Şarkıma oy verseniz de vermeseniz de size asrın aşkını diliyorum. Sevin ve sevilin. Röportaj: Hakan Yalçınkaya |